Tekrir (yineleme) sanatının bulunabilmesi için şu özelliklere dikkat edilebilir :
Örnekler :
Tekrir (yineleme), sözün etkisini güçlendirmek için sözcük ya da söz grubunu tekrarlama şeklinde yapılan bir söz sanatıdır. Tekrir örnekleri: 1. "Ey varlığı varı var eden var! Yok yok sana yok demek ne düşvar." 2. "Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesi / Kimsesiz kaldım meded kıl kimsesizler kimsesi." 3. "Kapalı Çarşı içinde kapalı rüya çarşıları / Kapalı Çarşı içinde öfke ve af çarşıları." 4. "Bu yağmur... Bu yağmur... Bu kıldan ince / Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur / Bu yağmur... Bu yağmur... Bir gün dinince / Aynalar yüzümüzü tanımaz olur." 5. "Hepsi gider, bu kubbede kalacak / Âşık sesi, şair sesi, er sesi / Bizi bundan sonra sarıp alacak / Tanrı sesi, sanat sesi, yâr sesi" 6. "Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; / Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır."
Tekrir sanatı, yani yineleme, genellikle iki ana kategoriye ayrılır: 1. Şiirde Tekrir: Şiirlerde, aynı kelimenin veya kelime grubunun tekrarıyla anlam vurgulanır. 2. Nesirde Tekrir: Düzyazıda, duyguyu pekiştirmek ve metnin etkisini artırmak için kullanılır. Ayrıca, tekrir sanatı, nida (ünlem) ve istifham (soru) ile karıştırılmamalıdır; çünkü bu sanatlarda da yineleme kullanılır, ancak farklı amaçlarla.
Yineleme sanatı, bir kelime, kelime grubu veya cümle yapısının belirli bir etkiyi elde etmek amacıyla art arda tekrarlanmasıdır. Yineleme sanatının bazı kullanım örnekleri: Soru anlamı taşıyan sözcüklerle yapıldığında: istifham. Ünlemlerle yapıldığında: nida. Düz yazıda: "Hayat, her gün yeni bir gün, her gün yeni bir başlangıç, her gün yeni bir umut". Şiirde: "Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince / Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur / Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince / Aynalar yüzümüzü tanımaz olur". Yineleme, anlatımın etkisini güçlendirebilir, anlamı vurgulayabilir veya okuyucunun dikkatini çekebilir.
Tekrir (yineleme) sanatı, aşağıdaki edebi sanatlara örnek olarak gösterilebilir: 1. Şiirlerde: Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Bahçemde Açılmaz Seni Görmezse Çiçekler" şiirinde "seni" kelimesinin ısrarlı bir şekilde tekrarlanması. 2. Düzyazıda: Necip Fazıl Kısakürek'in "Kaldırımlar" şiirinde "kaldırımlar" kelimesinin sık sık tekrarlanması. 3. Telmih: Yunus Emre'nin "Söz Ola Kese Savaşı" şiirinde "söz" kelimesinin tekrarlanması. 4. Modern Edebiyatta: Sezai Karakoç'un "Kapalı Çarşı" şiirinde belirli kelimelerin sürekli tekrar edilmesi.
Yineleme (tekrir), sözün etkisini güçlendirmek için bir sözcük veya sözcük grubunun cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde tekrarlanmasıdır. Yineleme (tekrir) sanatının bazı özellikleri: Tekrarlanan unsur bir sözcük olabileceği gibi bir kelime grubu da olabilir. Okuyucunun dikkatini çeker ve şiirin anlamını, ahengini kuvvetlendirir. Soru anlamı taşıyan sözcüklerle yapıldığında istifham, ünlemlerle yapıldığında nida olarak adlandırılır. Yineleme (tekrir) sanatına örnek olabilecek bazı dizeler: "Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince / Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur / Bu yağmur, bu yağmur bir gün dinince / Aynalar yüzümü tanımaz olur". "Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; / Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. / Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi; / Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır". "Büyüksün ilahi büyüksün büyük / Büyüklük yanında kalır pek küçük".
Yineleme sanatı, bir kelimenin, kelime grubunun veya cümlenin etkisini güçlendirmek amacıyla bilinçli olarak tekrar edilmesi sanatıdır. Yineleme sanatının bazı özellikleri: Vurguyu artırır. Ritmik bir yapı oluşturur. Duygusal yoğunluk katar. Söyleneni pekiştirir. Yineleme sanatı, edebiyatın yanı sıra konuşmalarda, reklam metinlerinde ve haber başlıklarında da kullanılır. Yineleme, eğer soru anlamı taşıyan sözcüklerle yapılırsa istifham, ünlemlerle yapılırsa nida adını alır.
Kültür ve Sanat
Timur ölünce yerine kim geçti?
Süslü çömlek hangi blokla yapılır?
The Beatles'ın en iyi albümü hangisi?
Survivor yeni sezon ilk bölüm nerede çekildi?
Tekrir sanatı nasıl bulunur?
Tarık Tufan'ın en çok okunan kitabı hangisi?
Terazi burcu en çok hangi renk çiçek sever?
Söğüt Ağacının hikayesi gerçek mi?
Taşlama ve gravür aynı mı?
Tangutları kim yok etti?