Tevazu , alçak gönüllülük anlamına gelir ve ilahi kudret karşısında acziyetin farkına varmayı ifade eder. Tevazu sahibi kişiler, kibir ve böbürlenmekten kaçınarak tüm yaratılanlara karşı şefkat ve merhamet gösterirler
Tevazu örnekleri :
Alçakgönüllülük, birçok açıdan önemli bir özelliktir: İnsan ilişkileri: Alçakgönüllü insanlar, daha fazla insan ve değer kazanır. Kişisel gelişim: Kendi yeteneklerini doğru bir şekilde değerlendirmeyi ve sınırlamaların farkında olmayı sağlar. Toplumsal uyum: Farklılıklara tahammüllü olmayı ve doğaya, diğer varlıklara adalet ile yaklaşmayı sağlar. Liderlik: Liderlerin daha iyi kararlar almasına, zorlukları zarafetle yönetmesine ve ekip üyelerini daha fazla güçlendirmesine yardımcı olur. Alçakgönüllülük, aynı zamanda içsel bir güç olarak, kişinin kendisi hakkında doğru bir görüşe sahip olmasını ve başarılarını abartmadan, özgüvenle hareket etmesini sağlar.
Mütevazi olmak, alçakgönüllü ve gösterişten kaçınan bir tavır sergilemek anlamına gelir. Mütevazi bir kişi, sahip olduğu başarıları, zenginlikleri ya da yetenekleri abartmaz, başkalarına karşı üstünlük taslamaz. Mütevazilik, İslam kültüründe de önemli bir erdem olarak kabul edilir ve insanların birbirlerine karşı kibirli olmadan, eşitlikçi bir şekilde yaklaşmalarını teşvik eder.
"Fazla tevazunun sonu" ifadesi, farklı bağlamlarda çeşitli anlamlar taşıyabilir. Bazı yorumlar: Vasat insandan tavsiye dinlemek. Hayatı boyunca hiçbir işe derman olamamış insanların akıl vermesi. İbn Haldun'a atfedilen söz: > "Fazla tevazunun sonu vasat insandan tavsiye dinlemektir". Bu sözün İbn Haldun'a ait olduğu iddiası, yapılan araştırmalar sonucunda desteklenememiştir.
Alçakgönüllülük ve tevazu şu şekilde tanımlanabilir: Alçakgönüllülük, kişinin kendini olduğundan daha düşük bir seviyede görmesi ve kibirlenmekten uzak durarak üstünlük ve meziyetlerini ön plana çıkarmamayı tercih etmesidir. Tevazu, kendini beğenmişlikten ve böbürlenmekten uzak durmak, gurur ve kibirden arınmış bir hayatı benimsemektir. Dört örnek: 1. Örnek 1: "Derslerimde öğrencilerim konuları oldukça iyi anlasalar da, kendimi sürekli olarak daha fazla geliştirmem gerektiğini düşünüyorum". 2. Örnek 2: "Eserlerim dünya genelinde en çok satanlar listesine girse de, bir öğrenci gibi sürekli çalışmam gerektiğini düşünüyorum". 3. Örnek 3: "Bugün mesleğimde ‘Üstat’ olarak anılıyorum, ancak ben kendimi sıradan bir şair olarak görüyorum". 4. Örnek 4: "Romanım Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı, fakat ben hala yolun başındayım ve yürünecek çok yolum olduğunu düşünüyorum".
Evet, kibir ve alçakgönüllülük zıt anlamlı kavramlardır. Kibir, kendini başkasından üstün görme, kendini beğenmişlik ve aşırı özgüven gibi davranışları ifade ederken; alçakgönüllülük, kibirli davranışlardan ve kendini övmekten kaçınma anlamına gelir.
Hayır, mahviyet ve tevazu aynı şey değildir. Tevazu, alçakgönüllülük, kibirsizlik ve gösterişsizlik anlamlarına gelir. Mahviyet ise, Allah'ın huzurunda yok olma, hiç olma durumudur. Dolayısıyla, tevazu insanlara karşı kibirsizlik, mahviyet ise Allah'a karşı kibirsizlik anlamına gelir.
Kibir ve tevazu ile ilgili cümleler: "Kibir, hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmektir". "Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) 'Selam!' derler geçerler". "Allah için tevazu gösteren kişiyi Allah ancak yüceltir". "Bir insan ne kadar mütevazı ise o kadar yücedir, ne kadar kibirli ise o kadar alçaktır". "Kibir bele bağlanmış bir taş gibidir, onunla ne yüzülür ne de uçulur".
Yaşam